Hippoterapi (Atla Terapi)

Hippoterapi (Atla Terapi)

Herkese Merhabalar,

1995 yılından beridir her zaman mesleğimi yaparken hep amacım “Hastalarıma daha fazla nasıl faydalı olabilirim?” oldu. İşte bu soruya cevap ararken çocukluğumdan beri tutkum olan atların tedavide ne derece etkin kullanıldığını gösteren bilimsel çalışmalar okudum. Macera böyle başladı aslında.

Hippoterapiye girmeden önce biraz çalıştığım hasta grupları ile ilgili biraz bilgi vermek istiyorum. Mezun olduğumdan beridir çocuklarla çalışıyorum. 1995 yılında çalıştığım bu çocuklar için “Özürlü” kelimesi kullanılıyordu. 2013 yılında çıkan bir kanunla bu kelime “Engelli” kelimesi ile değiştirildi. Ben bunu da çok ayrımcı bir ifade olarak görüyor ve uluslararası literatürde sıklıkla kullanılan “Farklı Gelişen Birey” demeyi tercih ediyorum. Hippoterapiye gelince; At ile yapılan bir tedavi yönteminden bahsediyoruz. Anlaşılacağı gibi bir tedavi olduğuna göre bir İnsan Sağlık Profesyonelinin uygulaması gerekir, yani tedavi ettiğimiz At değil üzerindeki binicidir. Bunu özellikle ülkemizde “her hangi bir atın üstüne” farklı gelişen bir bireyi bindirdiğinde bunun “tedavi” olduğunu iddia eden kişiler hakkında değerli okuyucularımızı uyarmak için söylüyorum.

Hippoterapi (Atla Terapi)

Ben bu konudaki eğitimlerimi Amerikan Hippoterapi Derneğinden aldım. Bu eğitimlerde Hippoterapi şu şekilde tanımlanıyor; Nöromüsküler disfonksiyonu olan hastalarda fonksiyonel limitasyonların, yetersizliklerin ve bozulmaların tedavisinde fizyoterapistler, iş uğraşı terapistleri ve konuşma terapistleri tarafından atın hareketlerinin bir tedavi stratejisi olarak kullanılmasıdır.

Bu tanımdan da anlaşılacağı gibi At bu tedavide kullanılan bir araçtır. Tabi canlı, asil, güzel, kibar ve bir o kadar da akıllı bir araçtır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR !  Topan Karakılçık Ata Ekmeği'nin Öyküsü / Ulamış Köyü – Seferihisar

At yüzyıllardır insanoğlunun en yakın hayvan dostu olmuştur. Onunla kıtalar geçmiş, savaşlar kazanmış, ekmek parasını çıkarmak için hep ondan yardım almıştır insanlar. Dolayısı ile de farklı gelişen bireylerin tedavisinde de biz fizyoterapistlere çok yardımcı oluyorlar.

At doğası gereği vahşi bir hayvandır. Bu yüzden Hippoterapi’de en önemli nokta GÜVENLİK’tir. Seansta bize yardımcı olacak atın seçimi, atın fiziksel ve  davranışsal uygunluğu çok önemlidir. Uygun at seçiminden sonra hizmet alacak farklı gelişim gösteren bireyin bu terapiye uygun olup olmadığıdır. İşte buna karar verecek olan da bireyin terapistidir. Eğer hastamız da uygun ise artık terapi başlayabilir.

Terapide hedefler hizmet alacak olan bireyin ihtiyaçlarına ve beklentilerine göre şekillendirilir. Bazen ata binmeden sadece atın tımar edilmesi veya manejde gezdirilmesi bile terapinin bir parçası olabilir. Burada tekrar belirtmek istiyorum hedefler insan sağlık profesyoneli tarafından bireyin ihtiyaçlarına göre belirlenir.

Ben özellikle bedensel gelişimi farklı olan bireyler (serebral palsi vb.) ve yaygın gelişimsel bozukluğu olan bireyler (otizm, asperger v.b.) ile çalışıyorum. Atın üstüne binmiş veya binmemiş olarak yapılan bu tedaviler öncelikle insan-hayvan etkileşimin büyülü gücünü kullandığı için çocukların çok hoşuna gidiyor, mutlu oluyorlar. Artık Nörobilim uzmanları ispatladılar ki mutlu beyin daha hızlı öğreniyor. Bu yüzden bu terapi sırasında verdiğimiz tüm uyarılar ve yeni öğretiler bireyin beyni tarafından daha kolay algılanıyor ve kalıcı olarak öğrenebiliyorlar.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR !  Altüst olan Hayatlar

Yine kritik bir nokta da seansın süresi. Seans süresi deyince iki şeyi düşünmemiz lazım. Birincisi bir seansın kaç dakika süreceği? Ata binenler bilecektir, oldukça yorucu bir aktivitedir. Özellikle yeni başladı iseniz yada bir yetersizliğiniz var ise. Bu yüzden seanslar 30 dakikayı geçmemeli. İkinci nokta ise ne sıklıkta ve ne kadar süre tedaviye devam edilmeli? Haftada en az 1 seans yapılmalı. Genelde bu tür çocuklar birkaç farklı tedavi yöntemini bir arada kullanırlar. Bu yüzden de diğer terapilerin sıklığı gerek ekonomik bakımdan gerek ise zaman bakımından aile ile birlikte değerlendirilerek en uygun frekans bulunmalıdır. Tedaviye en az 3 ay devam etmek gerekir. Çünkü insan vücudunda bir takım yapısal değişikliklerin olabilmesi için 90 gün o şeye devam etmek gerekir.  Eğer istenilen sonuçlara doğru gidilmeye başlandı ise muhakkak Hippoterapi bu bireyin tedavi stratejilerinden biri olarak istenilen sonuç alınıncaya kadar devam etmelidir.

Umarım sizlere birazda olsun Hippoterapi hakkında bilgiler verebilmişimdir. Sorularınız olursa cevaplamak için aşağıda e-mail adresimi ve sosyal medya hesaplarımı bırakıyorum..

Hepinize atların büyülü dünyasını keşfedebileceğiniz güzel bir hayat dilerim..

Hoşçakalın…

Sosyal Medya Hesapları

fcelmaci@gmail.com

İnstagram: Fahri Cumhur Elmacı (fcelmaci)

İnstagram: antalyahippoterapimerkezi

YAZAR HAKKINDA

Fahri Cumhur ELMACI Fahri Cumhur ELMACI 1990 Yılında Kabataş Erkek Lisesinden mezun oldum. 1995 yılında da İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümünden Fizyoterapist olarak mezun oldum. 1995-1996 yıllarında Marmaris’te özel bir hastanede çalıştım. 1996-1997 yılları arasında Bursa Askeri Hastanesinde askerlik vazifemi tamamladıktan sonra 3 arkadaşımla beraber Antalya’da bir Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezini kurduk. Bu süreçte Çocuk Fizyoterapistleri Derneğini arkadaşlarımla birlikte kurup 6 yıl başkanlığını yaptım. Daha sonra Türkiye Fizyoterapistler Derneği Yönetim kurulunda 2 yılı Genel Sekreter olmak üzere 4 yıl görev yaptım. Çalışmalarıma bu merkezde 22 yıl boyunca devam ettim. Şu anda Antalya’da Hippoterapi (Atlaterapi) ve Aquaterapi (Su içi tedavi) çalışmalarıma devam ederken bir taraftan da insanların nasıl sağlıklı yaşayabileceği konusunda çeşitli seminerler veriyorum.
Sosyal Medyada Paylaşın:
Önceki Yazı

BİRDE BUNLARA BAKIN

6 yorum

  1. Özellikle pandemi sürecinde “farklı gelişen bireylerin” daralan yaşamına dokunan böyle bir terapiyi uygulamak, kesinlikle doğru bir yaklaşım. Kolaylıklar diliyor,paylaşımlarınızın devamıdevamını bekliyoruz.

  2. Cumhur bey, sizin tanımınızla Farklı Gelişen Bireylerin yaşamlarını daha da kolaylaştırmak, güzelleştirmek adına yapılan tüm girişimler övgüyü hak ediyor. Yazınız bu anlamda farklı gelişen bireylerin aileleri için de müthiş yol gösterici… Kaleminize, aynı zamanda çalışmalarınız dolayısıyla emeğinize sağlık. Yeni yazılarınızı da bekliyor olacağım. Kolaylıklar, başarılar…

    • Mehmet Ali Bey umarım ileri ki günlerde farklı konularda da yazılar yazacağım..

  3. Cumhur Bey çok zor ama çok güzel bir uğraşınız var. Bu bireylerin hayatına dokunabilmek ve bir şeyler verebilmek çok güzel bir duygu olmalı. Yazınızı okurken bu duyguyu hissettim. Başarılarınızın devamını diliyorum. Selam ve sevgiler.

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM