Aydın’ın Gizli Cenneti: KARACASU

Aydın’ın Gizli Cenneti: KARACASU

Herkese Merhaba,

Sizlere Aydın ilimizin en yeşil ilçesi Karacasu’ya kısa bir geziye çıkarıyorum. 1867 yılından bu yana Osmanlı kazası ve Cumhuriyetin ilanı (1923) ile de Aydın iline bağlı bir ilçedir.

Karacasu’yun en eski tarihine ışık tutan yer,  güzellik tanrısı Afrodit’e adanan Afrodisias Antik Kenti‘dir. Kent uzun yıllar depremler ve göçler sonunda terk edilmiş. Türklerin Anadolu’ya yerleşmesiyle eski halinden bambaşka bir siluete bürünmüştür. Devletin ve Arkeologların ilgisini çekmesini ise dünyaca ünlü foto muhabiri Ara Gülere borçludur. Ara Güler  Afrodisias keşfini şu sözlerle dile getirir;

 «Adnan Menderes’in açılış yapacağı baraj var. Beni oraya gönder, açılışta resim çekeceğim” dedim.

Şoför dedi “Ben bir kestirme yol biliyorum, oradan gidelim.”

Kestirme yoldan giderken yolu kaybettik. Yolu kaybedince de nereye gitsek karşıma hep o büyük kayalar çıkıyordu. Güneş battı ve zifiri karanlık oldu. Gidiyoruz, gidiyoruz yine aynı kayalıklara geliyoruz. Kaybolduk! Baktım bir ışık var…Bir kahve… Kahveye girdik, adamlar oyun oynuyor. Lüks lambasıyla aydınlanıyordu. Biraz sonra gözüm ışığa alıştı, bir de baktım ki kahvede masa yok. Sütun başlıklarını masa yapmışlar ve üstünde domino oynuyorlar. Tarih ve bugün içi içe yaşamaktadır. Böyle acayip bir yer hayatımda görmedim. Harabe dediğin harabedir. Ama bu öyle değil, bu bambaşka. Bu, tarih içinde yaşayan bir şehir…Baktım ki taşların içinden suratlar bana bakıyor. Hemen aklıma röportajın adı geldi;

Aphrodisias çığlığı… O taşlar bana bakıyor ve

“beni buradan kurtar!” diye çığlık atıyor.»

ARA GÜLER’İN O GÜNKÜ KADRAJINDAN AFRODİSİAS:

Antik kentin gün yüzüne bilimsel olarak kazandırılması Prof. Dr. Kenan Erim başkanlığında, New York Üniversitesi tarafından gerçekleştirilmiştir. Hayatını Afrodisias’a adayan arkeoloğumuzun mezarı da  müze sınırları içindedir. Afrodisias Antik Kenti ve Müzesi 2017 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası listesine alınmıştır. Bu Antik kent döneminde önemli bir heykel sanatı merkezi idi. Burada üretilen birçok heykel Roma İmparatorluğu’nun başta Roma olmak üzere çeşitli şehirlerine gönderilirdi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR !  Bence Karadeniz...

Milattan Önce 1.yüzyılda  Roma İmparatoru Augustus (Octavian) Afrodisias ziyaretinde;

“Tüm Asya’dan kendime bu kenti seçtim” diyerek bu şehri özel koruma altına almıştır.

Osmanlı’dan bu yana  birçok geleneksel eve sahip ilçede, 1591 de yapılan hala faaliyette olan Hacı Ali Ağa Camii (Çarşı Camii)  ahşap ve geometrik desenler ile Selçuklu mimarisine atıf yapmaktadır.

Yazımın başında belirttiğim gibi Aydın’ın en yeşil ilçesi Karacasu birçok doğal güzelliğe de ev sahipliği yapmakta. Karıncalı Dağı eteklerinde yer alması ilçeyi yazları kıyı ilçeler ile kıyaslayınca daha serin yapmakta. Deniz tatili dışında doğa ile iç içe farklı bir tatil arıyorsanız, o zaman rotanızı buradaki doğal güzelliklere çevirebilirsiniz:

Dandalaz Çayı, Sırtlanini Mağarası, Çağlayan Tabiat Parkı, Görle Kanyonu, Bahçeköy Şelalesi, Kahve Deresi Yaylası… başta gelen doğal güzellikler arasındadır.

İsterseniz Bisiklet Turları veya Yürüyüş Turlarına katılıp hem spor hemde doğayı daha yakından tanıyıp fotoğraf çekebilirsiniz.

Karacasu Bisiklet ve Yürüyüş Parkurları Haritası
Karacasu Bisiklet ve Yürüyüş Parkurları Haritası

Karacasu da her yıl düzenlenen Festival ve Etkinlikler ise şöyle;

Uluslararası Karacasu Kırmızı Eller Çömlek Çalıştayı ve Festivali

Karacasu Deve Güreşi

Uluslararası Afrodisias Fotoğraf, Kültür, Sanat ve Turizm Festivali

Dedebağ Keşkek Hayrı Etkinliği

Geleneksel Afrodisias Kültür, Sanat ve Turizm Festivali

Karacasu Pidesi Festivali

Önemli el sanatları arasında; Dericilik, Demircilik, Çömlekçilik yer almakta.

Karacasu Çömleği Coğrafi işaretli, tescillidir. Yörenin kendine has kırmızı toprağından elde edilen seramikleri, içinde kimyasal barındırmaması ile sağlık açısından faydalıdır. Çömlek atölyeleri tüm ziyaretçilere açık…

Afrodisias Temalı Karacasu Çömleği
Afrodisias Temalı Karacasu Çömleği 

1800’ler de bölgeye Osmanlı döneminde  devlet desteği gönderilerek dericiliğin gelişmesi sağlanmış. 1985 de ise Modern Deri işletme tesisleri kurulmuştur. Sentetik ve suni ürünlerin daha çok ilgi gördüğü günümüzde doğaya ait bu el sanatı, insanı doğaya daha fazla yaklaştırırken hem sağlıklı hem dayanıklı olduğu için mümkün olduğunca tercih etmeye çalışanlardanım.

Bu yüzden merakla Dericilik ile uğraşan Faruk  Özçelikin Atölyesini ziyaret ettim. Üniversiteden sonra farklı şehirlerde çalıştıktan sonra ilgi alanı olan dericiliği  2011 yılından beri memleketti Karacasu da  sürdüren az sayıda ustalardan. İşini aşkla yapan Faruk Bey, Özçelik Leather Art Atölyesinde sipariş ile bir çok özel  ürün yapmakta. Kendisinden yıllar önceki ziyaretlerimde aldığım deri çanta ve  cüzdanı hala ilk günkü sağlamlığı ile kullanıyorum. Karacasu da üretilen derilerin çok kaliteli olduğu söyleniyor. Bunu da kullandığım ürünlerden çok rahat bir şekilde anlayabiliyorum. Özellikle İstanbul gibi Büyükşehirlerle kıyaslarsak çok daha uygun fiyatlarda…

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR !  Annemin Yemekleri & Kuzine Hikâyeleri

KARACASU’DA NE YENİR?

Karacasu da gelinle damada, ilk kurban bayramında hazırlanan yuvarlak kıymalı pide yedirme geleneği zamanla ilçede pideciliğin yayılmasını sağlamış. Zamanla ustaların artması ile dışarı usta ihraç eder olmuşlar. Ben de 2020 den bu yana Coğrafi işaretli tescilli  “Karacasu Pidesi” için Şirin Pide Salonunda soluğu aldım.

Samimi ve güler yüzlü mekanın sahibi Halil İbrahim Köse ile Pide ustalığı serüvenini konuştuk. Halil İbrahim Bey ilk olarak 1973-74 de başladığı pidecilikte; 1986 da kendi dükkanını açarak “Önce işini seveceksin!” sözü ile işini devam etmekte olduğunu söyledi. İşini çok severek yaptığını gösterdiği misafirperverlikten anlıyorsunuz. Aslen Karacasululu olan  ve memleketine yaptığı iş dışında değer katan bir insan. İlk olarak 2004 de yapılan Karacasu Pide Festivali gibi bir çok etkinlikler düzenlenmesine öncülük etmiş.

Karacasu Pide ustaları ile birlikte 2020 yılında da, Karacasu Pide Şenliğinde 9 metre 18 cm ile Dünyanın En Uzun Pidesi rekorunu kırmışlar. Kendisi çok mütevazi “Ben” değil hep  “Biz” diye söze başlıyor. Ama benim gördüğüm izlenim, işini aşkla yapan ve yaptığı işle şehrine değer katmayı başarmış bir usta.

Şirin Pide Salonu - Karacasu
Şirin Pide Salonu – Karacasu

Karacasu pidesinin yumurtalı, kıymalı ve kaşarlı çeşitleri var. Ben kıymalı Karacasu Pidesi siparişi verdim. Serviste ilçenin bahçelerinde yetişmiş sebzelerden salata ile yörenin kurutulmuş acı biberleri vardı. Yumuşak hamuru ile lokum gibi ve çıtırlığı ile ateşte pişen kıymanın lezzeti enfes. Üzeri tereyağı ile servis yapılan Karacasu Pidesi bu zamana kadar yediğim en güzel pide hatta pideyi daha çok sevmeme neden oldu diyebilirim. İstanbul da birçok pide denemiş olsam da hamurun sertliği ve kıvamı istediğim gibi bulmak zordu. Boşuna Karacasu Pidesi için Pizza ile yarışır demiyorlarmış! Gerçekten de öyle. Pizza için İtalya’ya ya gidiliyorsa Pide için de Karacasu’ya gelinir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR !  Antalya’yı Keşfetmek İçin Neden Oteller İlk Konaklama Tercihi Olmamalı?

Pidedeki kıymalar (etler) , tereyağı, zeytinyağı hepsi yörede yetişen malzemelerden elde edilerek yapılıyor. Bende farklı şehirlerde yemek yediğimde oraya has malzemeler ile yapılan lezzetlerin peşine düşmeyi seviyorum.

Karacasu’yun bir diğer meşhur gurme lezzeti Karacasu Tahinli Pidesi. Bir çeşit tatlı… Tahinde yine yöreye özgü. Hayatımda yediğim en farklı lezzetlerden. Tatlısı sizi kesmiyor. Adeta şifa deposu ceviz ve fıstık ile servis ediliyor. Özellikle İstanbul ‘dan gelen müşteriler İstanbul’a bolca paket yaptırıp Tahinli Pide götürüyormuş. Bence Karacasu’ya gelmek için bir bahane daha. Mutlaka Karacasu Tahinli Pide’nin tadına gelip yöresinde tadın derim. Hem de bu temiz havayı koklayarak…

GEZDİK, YEDİK, PEKİ NEREDE KONAKLAYACAĞIZ ?

“Peki ilçede nerede konaklayacağız” diye sorarsanız ilçenin doğal ve kültürel havasına uygun Aphrodisias Dandalos Hotel, Elmas Restoran Pansiyon, havuzlu bir konaklama isterseniz de Anatolia Hotel sizlere önerebileceklerim arasında. Dilerseniz günübirlik de uğrayabileceğiniz ilçe İzmir – Antalya yolunun üzerinde seyahat edenlerin görmeden gitmemesi gereken bir konumda.

Karacasu’ya  sonbahar da İzmir- Ankara yolu üzerinden gelirseniz narenciye  bahçelerinden  gelen koku ile yolunuza devam edersiniz. Sonrasında  bol zeytin ve incir bahçeleri ile çevrili Karacasu’dan doğal zeytin yağı, zeytin, defne-zeytin özlü doğal sabunlar, Aydın Kestanesi, Karacasu Elması , kıtır helva, nar ekşisi, dolmalık kuru patlıcan ve kuru incir almadan dönmeyin.

Bir başka cennet rotasında buluşmak dileğiyle!

YAZAR HAKKINDA

Şeyma Tuna DİNÇ Şeyma Tuna DİNÇ 1990 İstanbul doğumlu ve Trakya Üniversitesi Eğitim Fakültesi mezunuyum. Evli, bir çocuk annesiyim. En büyük tutkum kitap okumak ve ilham aldığım konular hakkında yazı yazmaktır. Sanat Tarihi, Edebiyat, Arkeoloji, Sosyoloji, Coğrafya, Kaligrafi, Mutfak Kültürü ilgi alanlarım arasındadır.
Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

4 yorum

  1. Şeyma hanım, yine hiç bilmediğim bir yöreyi çok güzel anlatmışsınız. Karacasu’nun adına bile aşina değilim. Ne güzel, bir gezi rotası olarak Karacasu’yu da eklemek şart oldu artık. Kaleminize sağlık, selamlar

    • Ben teşekkür ederim Mehmet Ali Bey güzel yorum için ve şaşırtabildiysem çok sevindim Ülkemiz çok güzel dopdolu. Gezmeyi özledik umarım oraları görmek nasip olur. Şimdiden keyifli gezmeler

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM