Çocukla Sağlıklı İlişki Temelleri

Çocukla Sağlıklı İlişki Temelleri

İlk bir yaş anne ile çocuk arasındaki ilişki çok önemlidir. Çocuk doğduktan 6-8 saat sonra hisleri ile annesinin varlığını fark etmeye başlar, kısa bir süre içinde de babasını hisseder ve onlarla ilişki kurmaya başlar. Sonra yavaş yavaş çevresini fark eder. Bu ilk ilişki sürecinde çocuğa yönelttiğimiz her davranış, kullandığımız ses tonu, evin içindeki gürültü düzeyi ve hatta kucağımıza alıp bırakırken davranışlarımızdaki yumuşaklık ya da tersi, ona hissettiğimiz sevginin ölçüsü, içimizdeki mutluluk ya da mutsuzluk bebek tarafından hissedilir. Ve bebek de bu algılarını bize sakinliği ya da tam tersi davranışla susmak bilmeyen ağlamalarıyla yansıtır. Acıkmış mı, altı mı kirli, mutlu mu, sizden gelen enerji ile gergin mi, hatta korkuyor mu? Tüm bunlar çığlıklarındaki mesajdadır. Örneğin: Gülümseyen bebeğin yanında birden tartışmaya başlayın anında ateşi yükselir. Bu çevresindeki algılarına bir tepkidir. Çocuktaki korku, endişe ve güvensizlik hastalık nedenidir.

Çocukla Sağlıklı İlişki Temelleri
Çocukla Sağlıklı İlişki Temelleri

Sevgili anneler, şunu bilelim ki elimizdeki oyuncak bir bebek değil. Capcanlı, duyguları, hisleri, algıları olan bir canlı bireydir. Her birey gibi o da saygı, hassasiyet, duyarlılık, sevgi ve özveri bekler. Aslında daha anne karnındayken bile dış dünyanın, annenin tüm duygusal dünyasının farkındadır… Ama şimdi ellerimize geldiğinde yaşadığımız dünyanın, soluduğumuz havanın, içinde yaşandığımız çevrenin tüm frekanslarını algılar. Bizi, davranış ölçümüzle kendini güvende hissettiğini, gülücükleriyle ya da tersi bir durumu çığlıklarıyla ifade edecektir. Eğer bu zemin üç yaşına kadar sağlıklıysa çevre ile sevgi dolu bir ilişki kurmaya başlar. Bu ortamda bebeğiniz de sakin ve mutludur ve mutlu çocuk usludur. O nedenle üç yaşına kadar olan dönemde anne babanın yoğun olarak işin içinde olduğu birincil ilişkiler ortamını doğru kurmak çok önemlidir. Demek istediğim şu ki, çocuğun doğumundan itibaren kurmaya çalıştığımız hassasiyet, özen ve bireye saygıyla davranmaya başlattığımız ortam, bizim doğal davranış ve yaşam biçimimiz, karşılıklı sevgi ve saygı bilincine dayalı, anne-baba-çocuk üçlüsündeki oluşan çok sağlıklı örnek bir aile kurmanın gurur ödülünü hak etmiş oluruz.

Çocukla Sağlıklı İlişki Temelleri
Çocukla Sağlıklı İlişki Temelleri

Koşullar gereği büyükanne ve büyükbaba devreye girmek durumunda ise önceden bazı tedbirler alınmalıdır. Önce anne baba nasıl ve hangi değerle çocuk yetiştireceği konusunda hemfikir olmalıdır. Yani; itaatkâr bir robot mu istiyoruz, yoksa kendi imkânları içinde seçim yaparak onlardan sorumluluk alan bir insan mı? Bu çok önemli…  Malum, büyükler torunlarını çok severler, kıyamazlar. Kendi bilgileri çerçevesinde davranırlar… Elbette niyet temiz; ama bilgi var mı?..

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR !  Şekersiz Portakallı Muffin

Bilgi, çok önemli. İyi anne baba olmak istiyorsun da bunun için gerekli bilgi donanımına sahip misin? Bu bilgisel bilim mi yoksa kulaktan dolma mı? Örneğin bir zamanlar ishal olan çocuğa su verilmez bilgisi nedeniyle binlerce çocuk hayatını kaybetmiştir. Bu yüzden niyet yetmez, bilgi gerekir. Ve bu bilgiyi doğru ortamda doğru davranışa geçirmek gerekir… Çocukları sevmekte büyüklerimizle hemfikiriz, doğru büyütmekte de bu fikir ortaklığını kurmamız gerekir. Onların doğru bilgileri kullanmaları gerektiğini kabul ettirmek önemlidir. Torunlara kendi geleneksel bilgileriyle davranmalarını önleyerek anne babanın bilimsel kurallarına uyarak torunlarına yaklaşmaları mutlaka sağlanmalıdır. Büyükler alınan kuralları kabullenmeli, birlikte alınan bu kararlar çiğnenmemelidir. Elbette büyüklere ihtiyaç var ama çocuğun sağlıklı duygu ve davranışlar kazanabilmesi için alınan kararları saygı ile kabullenmek ve uygulamak gerekir.

Bir insanın her davranışının mutlaka geçmişe dayanan bir nedeni vardır. Örneğin çocuğunuzun tembelliğinden, ödev yapmadığından, sorumluluklarını yerine getirmediğinden şikayet ederiz. Ama biliyor muyuz ki tembellik, geçmiş yıllara dayanan bir öfke birikiminin tezahürüdür, sonucudur, bize yansımasıdır. Örnek mi istersiniz: yemeğini siz yedirdiniz, kendini yetersiz hissetti, öfkelendi…  Yemek istemediğinde zorla yedirdiniz, kararlarına saygı duymadığınızı düşünerek öfkelendi… Koşma düşersin, bırak yapamazsın dediniz, incindi, üzüldü, öfkelendi… Kendi yapabileceği her şeyi siz onun yerine yaptınız kendini işe yaramaz hissetti, öfkelendi ama bunların hiçbirini size ifade edemedi ve yıllar içinde biriken öfkesi sorumsuzluğa, umursamazlığa dönüştü… Tembel ve sorumsuz bir çocuk oldu… Bir de davranışlarınızda da dengesizlikler, gel-git ‘ler olmuşsa bu öfke katlandı… Örneğin; mutluysanız çocuğunuzun her isteğine evet dediniz, her şey  “süt liman”… Sabah eşinizle tartıştınız hırsınızı çocuktan çıkarıyorsanız… Ve bu inişli çıkışlı davranışlar tekrarlanıyorsa çocuğun içindeki fırtınayı körüklediniz demektir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR !  Online Oyunları Hangi Sitede Oynayabilirim?

ÖFKE; bir ihtiyacın veya bir beklentinin karşılanmayışından oluşur. Çocuğumuz öfkeliyse kendimizi sorgulamalıyız.’’ Çocuğumun  bulamadığı ya da benim anlayamadığım nedir, ne olabilir ben nerede hata yapıyorum?” diyebilmeliyiz. Çocuk bize söyleyemez ama sezgisel olarak farkındadır.

Öfkenin altında 6 gereksinim vardır. Bunlar EVRENSEL VE TEMEL GEREKSİNİMLERDİR. Bunlar karşılanmadığında VAROLUŞ ÖFKESİ adını verdiğimiz öfke oluşur;

1) GÜVEN (AİT OLMAK DUYGUSU): Yani çocuk hem bir birey olarak SAYGIYI hem de güvende olduğunu hissetmek ister. Açıkçası itilen-kakılan bir birey olmak istemez. Sizden ilgi görmek ister. Altı kirlendiğinde, acıktığında, gazı olduğunda anında farkındalığı bekler, geciktirildiğinde ağlayarak öfkesini ifade eder.

2) ÖNEMSENMEK, UMURSANMAK: Çocuğun sezgisel hissetmelerini ve bunları ağlayarak ifade etmesine ÖRTÜK BELLEK deriz. Bu sezgi doğuştan 6 saat sonra başlar. Demek ki çocuğumuzun önemsenme sezgilerine biz de sezgilerimizi güçlendirerek karşılık vermeliyiz.

3) BENİ OLDUĞUM GİBİ KABUL ET: Beni, ben olarak gör, başkalarıyla kıyaslama ve seni yorduğum için beni affet demek ister.

4) DEĞERLİ OLMAK: Senin için değerli olduğumu bana hissettir demek ister.

5) ”SANA GÜVENİYORUM, YAPABİLİRSİN” DE BANA: Örneğin; bir koltuğa tırmanıp çıkmaya çalışıyorum, beceremiyorsam da bana yardım etme, ya başarırım ya da vazgeçerim… demek ister. Ben bir şeyi başarıncaya kadar sabırla bekle, bana izin ver ama müdahale etme… demek ister.

6) SEVİLMEYE VE EMEK VERİLMEYE DEĞER olduğumu hissettir bana… demek ister.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR !  Tehlikeyi kendi elimizle büyütüyoruz!

Yani çocuğumuz sezgisiyle fark edip bulamadığını ağlayarak, inatlaşarak ifade eder.

Tüm bunların yanı sıra diyelim ki çalışıyorsunuz, eve girerken telefonu kapatın. Hiç olmazsa yarım saat onunla ilgilenin ve bu süreçte tepeden tırnağa onunla olduğunuzu hissettirin… Çocuğun yaşı ya da ayı önemli değil… Bu süreçte sakin, duru ve sevgi dolu bir sesle konuşun, oynayın, sohbet edin… Elbette bunların tümü babalar için de geçerli. Kolaylıklar, dilek ve sevgilerimle…

Çocukla Sağlıklı İlişki Temelleri
Çocukla Sağlıklı İlişki Temelleri

YAZAR HAKKINDA

Zeynep CANÇAKIR Zeynep CANÇAKIR Profesyonel EĞİTİM KOÇU ve ÖĞRETMENİM. Çocuk ve aile içi iletişim ve kişisel gelişim uzmanıyım. Öğrenme güçlüğü, sınava hazırlık, sınav stresi ve disleksisi olan öğrencilerle çok başarılı çalışmalar yapmaktayım. Hızlı ve anlamlı okuma, diksiyon, hızlı ve güzel yazı dersleri vermekteyim. Dört yıllık oyunculuk ve tiyatro eğitimim nedeniyle tüm çalışmalarımı drama ve oyunlarla desteklemekteyim. İletişim İçin: zeynepcancakir@hotmail.com
Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM