08 Mart Dünya Kadınlar Günü

08 Mart Dünya Kadınlar Günü

Bizim Kadınlarımız…

“Ve kadınlar

bizim kadınlarımız:

korkunç ve mübarek elleri

ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle

anamız, avradımız, yarimiz

ve sanki hiç yaşanmamış gibi ölen

ve soframızdaki yeri

öküzümüzden sonra gelen

ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız

ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki

ve kara sabana koşulan ve ağıllarda

ışıltısında yere saplı bıçakların

oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan

kadınlar,

bizim kadınlarımız…”

Nazım Hikmet Ran

Dünya’ya mal olmuş büyük şairimiz Nazım Hikmet’in Ulusal Kurtuluş Savaşı’nda kağnılarla ay ışığında cepheye cephane taşıyan anaları, eşleri, bacıları anlattığı Kadınlarımız şiirinden bu dizeleri anımsamak için, herhalde bugünden daha iyi bir gün olamaz:

8 Mart Dünya Kadınlar Günü

Kökeni 20. yüzyılın başlarındaki işçi hakları eylemlerine kadar uzanan Dünya Kadınlar Günü, Birleşmiş Milletler tarafından 1977 yılında alınan bir kararla 8 Mart tarihinde kutlanıyor. Her yıl belirli bir tema benimsenerek, cinsiyet eşitsizliği, etkileri ve çözüm yolları konusunda farkındalık ve duyarlılık oluşturulmak amaçlanan Dünya Kadınlar Günü için 2022 Yılı teması, “Sürdürülebilir Bir Yarın İçin Bugünden Cinsiyet Eşitliği” olarak belirlendi.

Dünyanın her yerinde farklı biçimlerde süregelen bir toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin söz konusu olduğunu göz önüne aldığımızda, belirlenen temanın ne kadar isabetli olduğu ortaya çıkmaktadır.

Nüfusumuzun yarısı kadın

O zaman gelin hep birlikte bu özel günde kadınlarımıza ilişkin bazı gerçeklikleri mercek altına alalım.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre, 2021 yılında, kadın nüfus 42 milyon 252 bin 172 kişi, erkek nüfus 42 milyon 428 bin 101 kişi oldu. Diğer bir ifade ile Türkiye nüfusunun %49,9’unu kadınlar, %50,1’ini erkekler oluşturdu.

En az bir eğitim düzeyini tamamlayanların oranı 2008 yılında kadınlarda %72,6, erkeklerde %89,8 iken, 2020 yılında sırasıyla %87,7 ve %98,1 oldu. 2008 yılında 25 ve daha yukarı yaşta olup en az üniversite mezunu olan kadınların oranı %7,6, erkeklerin oranı %12,1 iken, bu oran 2020 yılında kadınlarda %19,9, erkeklerde ise %24,4 oldu.

İstihdam ise maalesef halen kadınların dezavantajlı oldukları alan. Kadınların istihdam oranının, erkeklerin yarısından daha az olduğu dikkat çekiyor. Türkiye’de 15 ve daha yukarı yaştaki istihdam edilenlerin oranı 2020 yılında %42,8 iken, bu oran kadınlarda %26,3, erkeklerde ise %59,8 oldu.

2020 yılında kadınların eğitim seviyesi yükseldikçe işgücüne daha fazla katıldıkları görüldü. Okuryazar olmayan kadınların işgücüne katılım oranı %12,4, lise altı eğitimli kadınların işgücüne katılım oranı %24,1, lise mezunu kadınların işgücüne katılım oranı %29,9, mesleki veya teknik lise mezunu kadınların işgücüne katılım oranı %37, yükseköğretim mezunu kadınların işgücüne katılım oranı %65,6 oldu.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR !  Hafta sonu uygulanacak sokağa çıkma yasağının detayları nelerdir?

Kadınlar istihdamda olumsuzluklar yaşarken, yine de şirketlerde üst düzey ve orta kademe yönetici pozisyonundaki kadın oranı 2012 yılında %14,4 iken, 2020 yılında %19,3’e yükseldi.

Resmi olarak ilk evliliğini 2021 yılında yapmış olan kadınların ortalama evlenme yaşı 25,4 iken, erkeklerin ortalama evlenme yaşı 28,1 oldu.

Ve kadına şiddetin bir türlü son bulmadığı ülkemizden çarpıcı iki veri…

Kadınların %35,5’i yaşadığı çevrede gece yalnız yürürken kendini güvensiz hissetti. Bu oran erkeklerde ise %14,2 iken; kadınların %48,1’i, erkeklerin ise %70,9’u yaşadıkları çevrede kendilerini güvende hissetti.

Evde yalnız otururken kendilerini güvensiz hissedenlerin oranı 2021 yılında toplamda %6,6, kadınlarda %9,1, erkeklerde %4,0 oldu. Kadınların %78,1’i, erkeklerin ise %87,3’ü evde yalnız otururken kendilerini güvende hissetti.

Kırsal kalkınmanın anahtarı; tarımda kadın

Bu temel verileri aktardıktan sonra bazı spesifik alanlarda kadınların durumuna bir göz atalım isterseniz…

Tarım ve Gıda Etiği Derneği’nin (TARGET) açıklamasına göre, Dünya gıda üretiminin %50 – 80’ini kadınlar gerçekleştirirken, bu kadınların sadece %10’u toprak sahibi. Kadın istihdamının en fazla olduğu tarımsal üretimde kadın emeğinin olmadığı bir etkinlikten söz etmek imkânsız olsa da, tarımdaki kadınların büyük bölümü ücretsiz aile işçisi veya emeğine karşılık harcamasında/kullanılmasında pek söz sahibi olmadığı ücretli işçi olarak çalışıyor. Ülkemizde bu oran %80’lerde. Aynı kadınlar evde yaşamın sürdürülmesi, çocuk ve yaşlı bakımı işlerini de üstleniyorlar.

Bu noktada, TurkishWIN, XSIGHTS Araştırma ve Danışmanlık ve TED Üniversitesinin ortaklığında, cinsiyet temelli genel mitleri, yaygın değerleri, kadın istihdamına bakışı, babalık iznini, COVID-19 dönemin etkilerini ve cinsiyet temelli iyileştirici politikaları ele alan 2022 Kadın ve istihdam Araştırması’nın bulgularına bakalım.

5-22 Şubat 2022 tarihleri arasında Türkiye temsili 1000 kişiyle telefon anketi yoluyla yapılan araştırmanın özet bulguları şöyle;

Özet Bulgular

• ‘Üniversite eğitimi kız çocuktan çok erkek çocuklar için önemlidir ve kadın evlendikten sonra çalışmamalıdır’ ifadeleri toplumda yaklaşık her iki kişiden biri için karşılık bulmamaktadır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR !  Ulusal Fındık Çalıştayı – 12 Nisan 2019 Ordu

• Kadınların eğitimine ve istihdamına yönelik bu yarı yarıya olumlu algılar, söz konusu çocuk bakımı olduğunda farklılaşmaktadır. Araştırma bulguları kadının, çalışma hayatına dahil olması konusunda özellikle çocuk bakımı ile ilgili bariyerlere takıldığını ortaya koymaktadır. Toplumun yarısından fazlası (%67,4), çocuğa en iyi annesinin bakacağını düşünmektedir. Toplumdaki her iki kişiden birisi ise, annenin çalışması durumunda çocuğun anne sevgisinden mahrum kalacağını düşünmektedir. Bakıcıyla büyüyen çocukların mutsuz olacağına inananların oranı %40 iken çalışan annenin çocuğuna iyi bakamayacağına inananların oranı ise %39’dur.

• Çalışmayan kadınlar, çalışan kadınlara göre genel mitlere daha çok destek verme eğilimindedirler. «Bir çocuğa en iyi annesi bakar» görüşü toplum bazında %67 desteklenirken, bu oran çalışmayan kadınlarda %81’e çıkmaktadır.

• Parti seçmenleri bazında yapılan kırılımlar göz önüne alındığında genel olarak, AKP seçmeninin genel mitlere ve yaygın değerlere daha çok destek verdiği görülmektedir.

• Genel mitler ve yaygın değerler konu başlıkları altındaki soruların hemen hemen hepsine, 18-24 yaş grubunun diğer yaş gruplarına göre en tepkili grup olduğu görülmektedir. Z jenerasyonunun toplumsal rollere ve kadın istihdamına yaklaşımı tamamen farklıdır.

• Dört yıldır düzenli olarak sorulan sorular yıllara göre kıyaslandığında «Erkekler, ailelerinin ekonomik ihtiyaçlarını gidermek zorundadır» ifadesi %14’lük bir düşüş ile bir önceki yıla göre en çok değişen değer olmuştur.

• Öte taraftan, toplumdaki her iki kişiden birisi, aile içerisindeki geleneksel iş bölümünü destekleyerek annenin görevinin çocuklara bakmak, babanın görevinin ise ailesine bakmak olduğunu düşünmektedir. Buna paralel olarak, erkeklerin kadınlara nazaran daha fazla ailelerinin ekonomik ihtiyaçlarını karşılamak zorunda oldukları düşünülmektedir (erkek karşılamalı %58,6-kadın karşılamalı %32,5). 

• Toplumda babalık izninden haberdar olanların oranı yalnızca %34’tür. Babalık izini hakkında bilgisi olanların, babalık izni süresi talepleri ise ortalama 20 gündür.  Bu oran 2018’ de % 40’tan düşmüştür.

• COVID-19 döneminde ev içindeki yükünün arttığını belirtenlerin oranı %51,8 iken bu dönemde ev içerisindeki iş paylaşımının arttığını belirtenlerin oranı %49,6 olmuştur. Bu dönemde, ev içindeki yükünün arttığını belirten kadınların oranı erkeklere göre anlamlı şekilde farklılaşmaktadır.

• Kadın ve erkeklere yönelik, işveren tarafından talep edilen kolaylaştırıcı politikalarda ilk üç sırada yer alan beklentiler değişmemektedir. Bunlar; esnek-kısa çalışma saatleri, daha yüksek maaş ve daha fazla izin günü/daha esnek izin imkanıdır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR !  Ev Temizliğinde Yöntemler Değişiyor

Kadınların iş hayatında karşılaştığı zorluklar

Kadınların iş hayatında karşılaştıkları zorluklara yönelik 24 Saatte İş tarafından yapılan ankete katılan kadınların yüzde 80’i çalışmadığını ifade ederken, yüzde 93’ü ise iş aradığını bildirdi.

Ankete katılanların yüzde 67’si kadınların iş hayatında dezavantajlı konumda olduğunu düşünüyor. Yüzde 77’si “maaş konusuna dezavantajlıyım” derken, yüzde 85’i terfi konusunda dezavantajlı olduğunu söylüyor. Yüzde 75’i dezavantajlı konumda olmanın sektörden sektöre değiştiğini söylerken, yüzde 94’ü iş arama sürecinde zorlandığını belirtti. Kadınların yüzde 82’si ise iş arama sürecinde kendini güvende hissetmiyor.

İyi şeyler de oluyor

Birçok alanda negatif ayrımcılıkla karşı karşıya kalan kadınlar için ülkemizde umut veren çalışmalar da yok değil.

Bunlara iyi bir örnek olarak; İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD Türkiye), İşin Geleceği ve Kadın İstihdamı Projesi’nin ilk bulgularını, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesinde açıkladı.

SKD Türkiye’nin KPMG iş birliğiyle gerçekleştirdiği analiz çalışmasının ilk sonuçlarına göre, tüm şirketlerde, özellikle kadınlara yönelik yetkinlik dönüşümü çalışmalarının artması ve iş dünyasının bu konuda aksiyon alması önümüzdeki dönem için son derece önemli olacak.

Hazırlanan rapora göre;

• Araştırmaya katılan SKD Türkiye üyelerinin beyaz yaka kadın çalışan oranı 2019 yılında %36,4 iken, 2021’de %37,2’ye çıktı. 

• Bu şirketlerin kadın yönetici oranları %29 ve Yönetim Kurulu’ndaki kadın oranları ise %23.

• Borsa Istanbul’da işlem gören 410 şirketin Yönetim Kurulu’nda kadın oranı %16,7.

• Katılımcı şirketlerin %79’u dijital dönüşümü ajandalarına alırken, bu şirketlerin %41’i kadın çalışanlara yönelik yetkinlik dönüşümü çalışmaları yapıyor.

• Yetenek gelişimine yönelik dijital dönüşüm ihtiyaçları ekseninden özelleştirmiş bir program uyguladığını belirten katılımcı şirketlerin oranı ise %35.

• Kadınların yetkinlik dönüşümünün sağlanmasına yönelik aksiyon alanların oranı ise %39.

• Katılımcı şirketlerin %48’i istihdamda kadın yeteneklerin şirketi tercih etmesi için iletişim yapıyor. Bu şirketlerin kurumsal mesajlarında öne çıkan ve ortak olarak dile getirilen temanın «önyargıyı kırma» ve «fırsat eşitliği» vurgusu olduğu gözleniyor.

• Katılımcı şirketlerin %38’i çalışanlarına toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda eğitim verdiğini belirtiyor.

• Kadın çalışanları destekleyici sosyal haklar ve uygulamalar bulunduğunu belirten katılımcıların oranı ise %73.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü

YAZAR HAKKINDA

Mehmet Ali ÇITAK Mehmet Ali ÇITAK 1966 Yozgat doğumlu olan Mehmet Ali Çıtak, ilk, ortaokul ve lise eğitimini Niğde Bor’da tamamladı. Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden (o zamanki adıyla Basın-Yayın Yüksek Okulu) 1987 yılında mezun olan Çıtak, Günaydın Gazetesi ile başladığı mesleki kariyeri boyunca, çok sayıda gazete ve televizyonda muhabirlik ve yöneticilik yaptı. 2013 yılında emekli olan Mehmet Ali Çıtak, sürekli basın kartı sahibidir. Çıtak, evli ve bir çocuk babasıdır.
Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

6 yorum

  1. Teşekkür ederiz bir erkek olarak bayanlar için böyle destek, farkındalık yazısı kaleme aldığınız için. Derin güzel araştırma olmuş. Tüm Kadınların ve kadınlara destek olan erkeklere teşekkürler

    • Hayatımızı çekilir kılan, her daim yol arkadaşımız bütün kadınlar tüm övgüleri sonuna kadar hak ediyorlar. Sizler hep var olun, teşekkürler Şeyma hanım…

  2. Teşekkürler çok güzel bir yazı olmuş kadının toplumdaki yeri de Nazım Hikmet in şiiriyle taçlandirilmiş emeglnlze saglik

    • Nebahat hanım, o günün koşullarında o kadar önemli işler başaran kadını maalesef toplumsal yaşamda hak ettiği yerde olmadığını en güzel anlatan şairimizdir Nazım Hikmet… Bugün böylece onu da saygıyla bir kez daha anmış olduk. Teşekkürler, şahsınızda hayatı çekilir kılan bütün kadınlara iyi ki varsınız diyorum.

    • Sizler sağolun Fatih bey… Aynı duygu ve düşüncelerde buluşmak gerçekten güzel…

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?Şeyma isimli kişiye mesaj yaz

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM